Aşırı Düşünmek Uykuyu Neden Zorlaştırır?
Gün boyunca oldukça yoğun olabiliriz. İşler, sorumluluklar, konuşmalar ve günlük telaş zihnimizi sürekli meşgul eder.
Ancak yatağa girip etraf sessizleştiğinde farklı bir durum ortaya çıkabilir.
Gün içinde üzerinde fazla durmadığımız bir konuşma yeniden aklımıza gelir. Yarın yapmamız gerekenleri düşünmeye başlarız. Geçmişte yaptığımız bir hata zihnimizde canlanır veya henüz gerçekleşmemiş bir olayın nasıl sonuçlanacağını tahmin etmeye çalışırız.
Bir anda uyumaya çalışmak yerine düşüncelerle uğraşmaya başlarız.
“Bunu neden söyledim?”
“Yarın ne olacak?”
“Ya işler istediğim gibi gitmezse?”
“Keşke farklı davransaydım.”
Bu durum birçok insanın zaman zaman yaşadığı bir deneyimdir. Ancak aşırı düşünmek özellikle gece saatlerinde yoğunlaştığında uykuya dalmayı zorlaştırabilir.
Neden Gece Daha Fazla Düşünürüz?
Gündüz saatlerinde dikkatimizi dağıtan pek çok uyaran vardır.
Telefon, iş, okul, arkadaşlarımız, konuşmalar, trafik veya günlük sorumluluklar zihnimizin farklı konular arasında sürekli geçiş yapmasına neden olur.
Gece olduğunda ise bu uyaranların büyük bölümü ortadan kalkar.
Ortam sessizleşir ve zihnimiz gün içerisinde üzerinde durmadığımız düşüncelere daha fazla alan açabilir.
Bu nedenle aslında düşünceler yalnızca gece ortaya çıkmıyor olabilir. Gün içinde fark etmediğimiz düşünceler, dikkat dağıtıcı unsurlar azaldığında daha görünür hale gelebilir.
Aşırı Düşünmek Nedir?
Aşırı düşünmek, kişinin aynı konu üzerinde tekrar tekrar düşünmesi ancak bu düşünme sürecinin belirgin bir çözüme ulaşmaması şeklinde görülebilir.
Bir problemi düşünmek ile aşırı düşünmek arasında fark vardır.
Bir problemi düşündüğümüzde:
“Ne yapabilirim?”
sorusuna cevap arar ve bir noktada karar verebiliriz.
Aşırı düşünmede ise zihin aynı sorular arasında tekrar tekrar dolaşabilir:
“Ya yanlış karar verirsem?”
“Peki ya şöyle olursa?”
“Bunu neden yaptım?”
“Acaba başka türlü mü davranmalıydım?”
Düşünce devam eder fakat kişi kendisini çözüme daha yakın hissetmeyebilir.
Zihin Neden Uyku Öncesinde Susmaz?
Uykuya geçiş yalnızca fiziksel olarak yatağa uzanmakla gerçekleşmez.
Zihnin de dinlenmeye geçmesi gerekir.
Ancak kişi gelecekte yaşanabilecek durumları, geçmişte yaptığı hataları veya gün içinde yaşadığı konuşmaları değerlendirmeye devam ettiğinde zihinsel uyarılmışlık sürebilir.
Başka bir ifadeyle beden yatağa girmiş olsa bile zihin hâlâ gün içerisinde karşılaştığı sorunları çözmeye çalışıyor olabilir.
Bu durum uykuya geçişin gecikmesine neden olabilir.
Kaygı ve Aşırı Düşünmek Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?
Kaygı çoğu zaman geleceğe yönelik belirsizliklerle ilişkilidir.
“Ya kötü bir şey olursa?”
sorusu zihnin farklı ihtimalleri değerlendirmesine neden olabilir.
Bu nedenle kaygılı olduğumuz dönemlerde gelecekte yaşanabilecek senaryoları daha fazla düşünmemiz mümkündür.
Örneğin ertesi gün önemli bir görüşmesi olan biri yatağa girdiğinde:
“Ya istediğim gibi geçmezse?”
“Ne söyleyeceğim?”
“Bir hata yaparsam ne olur?”
gibi sorular üzerinde uzun süre düşünebilir.
Bu düşünceler arttıkça uykuya dalmak zorlaşabilir. Uyumadığını fark etmek ise yeni bir endişeye yol açabilir:
“Yarın uykusuz olacağım.”
Böylece kaygı ve uykusuzluk birbirini besleyen bir döngü oluşturabilir.
Geçmişte Yaşananları Tekrar Tekrar Düşünmek
Aşırı düşünmek yalnızca geleceğe yönelik değildir.
Bazen geçmişte yaşadığımız bir olay da zihnimizde tekrar tekrar canlanabilir.
Örneğin gün içerisinde yaptığımız bir konuşmayı düşündüğümüzde:
“Bunu neden söyledim?”
“Acaba yanlış mı anladı?”
“Keşke şöyle deseydim.”
gibi düşünceler ortaya çıkabilir.
Olay artık geçmişte kalmış olsa bile zihin farklı senaryolar üretmeye devam edebilir.
Bu durum özellikle gece saatlerinde kişinin geçmişte değiştiremeyeceği bir olay üzerinde uzun süre düşünmesine neden olabilir.
“Uyumam Gerekiyor” Düşüncesi Uykuyu Daha da Zorlaştırabilir mi?
Saat ilerledikçe kişi hâlâ uyuyamadığını fark ettiğinde uyumaya yönelik baskı artabilir.
“Artık uyumam gerekiyor.”
“Sabah erken kalkacağım.”
“Şimdi uyumazsam yarın çok kötü geçecek.”
Bu düşünceler kişinin uyku konusunda daha fazla endişelenmesine neden olabilir.
Uyumaya çalışmak giderek bir zorunluluk haline geldiğinde kişi ne kadar uyumak isterse o kadar uyanık olduğunu hissedebilir.
Çünkü uyku doğal bir süreçtir ve onu zorlamaya çalışmak zihinsel uyarılmışlığın artmasına neden olabilir.
Telefon Kullanmak Düşünceleri Artırabilir mi?
Uyku öncesinde telefon kullanımı oldukça yaygındır.
Sosyal medya, mesajlar, haberler veya kısa videolar kişinin dikkatini bir süre düşüncelerinden uzaklaştırabilir.
Ancak aynı zamanda zihnin yeni bilgilerle karşılaşmasına neden olur.
Bir mesaj, gördüğümüz bir paylaşım veya ertesi gün yapmamız gereken bir işi hatırlatan bir içerik yeni düşünceleri tetikleyebilir.
Bu nedenle telefon bazen “düşünmemek için” kullanılan bir araç olsa da uyku öncesindeki zihinsel hareketliliği artırabilir.
Aşırı Düşünmek Uyku Kalitesini Nasıl Etkileyebilir?
Aşırı düşünme yalnızca uykuya dalma süresini etkilemeyebilir.
Kişi gece boyunca uyanıp tekrar düşünmeye başlayabilir veya sabah uyandığında yeterince dinlenmediğini hissedebilir.
Uyku kalitesi azaldığında ertesi gün yorgunluk, dikkat dağınıklığı veya daha düşük enerji yaşanabilir.
Bu durum da kişinin günlük sorunlarla başa çıkmasını zorlaştırabilir.
Yorgunluk arttığında kişi bazı konuları daha fazla düşünmeye başlayabilir ve böylece düşünme ile uyku arasındaki döngü devam edebilir.
Gece Düşüncelerini Fark Etmek
Gece zihnin yoğunlaştığını fark ettiğimizde ilk tepki çoğu zaman:
“Bunu düşünmemeliyim.”
olabilir.
Ancak bir düşünceyi zorla zihinden uzaklaştırmaya çalışmak bazen tam tersine o düşünceyi daha görünür hale getirebilir.
Örneğin kendinize:
“Şu anda pembe bir fil düşünme.”
dediğinizde zihninizin ilk oluşturduğu görüntü muhtemelen pembe bir fil olacaktır.
Benzer şekilde “Bunu düşünmeyeceğim” demek, düşünceye olan dikkatimizi artırabilir.
Bu nedenle amaç düşüncelerin tamamen ortadan kalkmasını sağlamak değil, onların geldiğini fark etmek olabilir.
Kendimize Hangi Soruları Sorabiliriz?
Gece aynı düşünceler arasında dönüp durduğumuzu fark ettiğimizde kendimize bazı sorular yöneltebiliriz:
“Bu konu şu anda çözebileceğim bir şey mi?”
“Şu anda bu düşünceyi sürdürmek bana yeni bir bilgi sağlıyor mu?”
“Bu durumun hangi kısmı benim kontrolümde?”
“Bu konuyla yarın ilgilenmem mümkün mü?”
“Şu anda düşündüğüm şey bir gerçek mi, yoksa bir ihtimal mi?”
Bu sorular düşünceleri tamamen ortadan kaldırmayabilir. Ancak kişinin düşünme sürecinin gerçekten bir çözüm üretip üretmediğini fark etmesine yardımcı olabilir.
Uyku Öncesinde Zihne Geçiş Alanı Oluşturmak
Günlük yaşamdan doğrudan uykuya geçmeye çalışmak bazı kişiler için zor olabilir.
Bir gün boyunca yoğun biçimde çalışan zihnin yatağa girildiği anda tamamen sakinleşmesini beklemek her zaman gerçekçi değildir.
Bu nedenle uyku öncesinde daha sakin bir geçiş dönemi oluşturmak faydalı olabilir.
Örneğin gün içinde yapılacakları planlamak, akla gelen önemli noktaları kısa biçimde not etmek veya uyku öncesinde yoğun zihinsel uyaranları azaltmak kişinin gün ile uyku arasında bir sınır oluşturmasına yardımcı olabilir.
Buradaki amaç kendimizi uyumaya zorlamak değil, zihnin dinlenmeye geçebileceği koşulları desteklemektir.
Aşırı Düşünmek Her Zaman Bir Sorun mudur?
Zaman zaman geçmişi veya geleceği uzun süre düşünmek oldukça yaygındır.
Önemli bir sınav, iş görüşmesi, ilişki problemi veya yaşamımızdaki bir değişiklik öncesinde zihnimizin daha aktif olması anlaşılabilir bir durumdur.
Ancak fazla düşünmek sürekli hale geliyor, uyku düzenini belirgin şekilde etkiliyor veya kişi gün içerisinde de düşüncelerini durdurmakta zorlanıyorsa bu durumun ne zaman ve hangi konularda arttığını fark etmek önemli olabilir.
Her bireyin düşünme biçimi, yaşam koşulları ve yaşadığı zorluklar farklıdır.
Samsun'da Psikolog Arayışı
Aşırı düşünmek, kaygı, uyku öncesinde zihnin yoğunlaşması ve günlük yaşamda stres gibi konular kişiden kişiye farklı biçimlerde yaşanabilir.
Samsun psikolog araması yapan kişiler; kaygı, aşırı düşünme, kişilerarası ilişkiler, stres veya günlük yaşamda karşılaştıkları farklı psikolojik konular hakkında bilgi edinmek isteyebilir.
Psikolog seçerken mesleki eğitim, yetkinlik, çalışma alanları ve etik ilkelere yaklaşım gibi unsurların değerlendirilmesi önemlidir.
Atakum'da Psikolog Arayışı
Benzer şekilde Atakum psikolog araması yapan kişiler için yalnızca konum değil, psikoloğun mesleki yeterliliği ve çalışma alanlarının kişinin ele almak istediği konularla uyumu da dikkate alınabilir.
Uykuya dalmakta zorlanmanın ve gece aşırı düşünmenin birçok farklı nedeni olabileceği için internette yer alan genel açıklamalar kişiye özel bir değerlendirme yerine geçmez.
Sonuç
Peki, aşırı düşünmek uykuyu neden zorlaştırır?
Çünkü uykuya geçmeye çalışırken zihnimiz hâlâ geçmişte yaşananları değerlendirebilir, gelecekte olabilecekleri tahmin etmeye çalışabilir veya çözülmemiş konular üzerinde çalışmaya devam edebilir.
Gece çevresel uyaranların azalmasıyla birlikte bu düşünceler daha görünür hale gelebilir.
Burada önemli olan zihnimizde hiç düşünce olmaması değil, hangi düşüncelerin bizi tekrar tekrar aynı noktaya getirdiğini fark edebilmektir.
Bazen “Neden hâlâ düşünüyorum?” sorusunun yerine:
“Şu anda bu düşünceyi sürdürmek bana gerçekten yardımcı oluyor mu?”
sorusunu sormak daha anlamlı olabilir.
Bu içerik psikolojik konular hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişiye özel psikolojik değerlendirme veya tanı niteliği taşımaz.
Yorumlar
Henüz onaylanmış yorum yok.
Google ile giriş yapanlar yorum yapabilir.
Google ile Giriş Yap