Tüm Blog Yazıları

PSİKOLOJİ YAZILARI

3 dk okuma

Sürekli Her Şeyi Düşünmek | Samsun Atakum Psikolog

Sürekli her şeyi düşünmek neden olur? Aşırı düşünmenin, belirsizliğin ve zihnin aynı konulara tekrar tekrar dönmesinin nedenlerini keşfedin.

Sürekli Her Şeyi Düşünmek | Samsun Atakum Psikolog

Sürekli Her Şeyi Düşünmek: Neden Fazla Düşünüyoruz?


“Acaba yanlış bir şey mi söyledim?”

“Böyle yapmak yerine başka türlü mü davranmalıydım?”

“Ya düşündüğüm şey gerçekten olursa?”

“Keşke bunu bu kadar kafama takmasam.”

Bazen bir konuşma bittikten saatler sonra bile söylediklerimizi tekrar düşünürüz. Henüz gerçekleşmemiş bir olayın onlarca farklı sonucunu zihnimizde canlandırır veya verdiğimiz bir kararın doğru olup olmadığını tekrar tekrar sorgularız.

Düşünmek elbette hayatımızın doğal bir parçasıdır. Geçmiş deneyimlerimizi değerlendirmemize, geleceği planlamamıza ve karşılaştığımız sorunlara çözüm üretmemize yardımcı olur.

Ancak düşünmek her zaman bir çözüme ulaşmak anlamına gelmez.

Bazen zihin aynı konu etrafında tekrar tekrar dolaşır. Çok fazla düşünmemize rağmen kendimizi bir sonuca daha yakın hissetmeyebiliriz.

İşte aşırı düşünmek veya günlük kullanımda sıkça ifade edildiği şekliyle “overthinking”, bu noktada karşımıza çıkabilir.

Fazla Düşünmek Ne Anlama Gelir?


Fazla düşünmek yalnızca zihnimizden çok sayıda düşüncenin geçmesi değildir.

Asıl önemli noktalardan biri, düşünmenin bizi bir çözüme götürüp götürmediğidir.

Örneğin ertesi gün önemli bir görüşmeniz olduğunu düşünelim.

“Görüşme saat kaçtaydı? Yanıma hangi belgeleri almalıyım?”

diye düşünmeniz hazırlık yapmanıza yardımcı olabilir.

Ancak düşünceler:

“Ya kötü geçerse?”

“Ya yanlış bir şey söylersem?”

“Ya karşımdaki kişi benim hakkımda kötü düşünürse?”

“Ya sonrasında pişman olursam?”

şeklinde devam ettiğinde zihnimiz aynı belirsizlik üzerinde uzun süre kalabilir.

Bu durumda düşünme süreci çözüm üretmekten çok yeni sorular oluşturmaya başlayabilir.

Neden Sürekli Her Şeyi Düşünüyoruz?


Bunun herkes için geçerli tek bir cevabı yoktur.

Kişinin yaşam deneyimleri, olayları değerlendirme biçimi, belirsizliğe yaklaşımı, kendisinden beklentileri ve içinde bulunduğu koşullar farklı olabilir.

Ancak sürekli düşünmek bazı ortak süreçlerle ilişkili olabilir.

Belirsizliğe Tahammül Etmekte Zorlanmak


Zihnimiz çoğu zaman ne olacağını bilmek ister.

Ancak hayatın önemli bir bölümü belirsizlik içerir.

Bir iş görüşmesinin nasıl sonuçlanacağını, başka bir insanın bizim hakkımızda ne düşündüğünü veya verdiğimiz kararın gelecekte nasıl sonuçlar doğuracağını kesin olarak bilemeyiz.

Belirsizlik rahatsız edici geldiğinde zihin bütün ihtimalleri düşünerek bir tür kesinlik oluşturmaya çalışabilir.

“Biraz daha düşünürsem cevabı bulacağım.”

gibi hissedebiliriz.

Fakat bazı soruların kesin bir cevabı yoktur.

Bu durumda daha fazla düşünmek belirsizliği ortadan kaldırmak yerine yeni ihtimaller ortaya çıkarabilir.

Kontrol Etme İhtiyacı


Fazla düşünmenin arkasında bazen gelecekte yaşanabilecek durumları önceden kontrol etme isteği bulunabilir.

Zihnimiz:

“Bütün ihtimalleri önceden düşünürsem hazırlıksız yakalanmam.”

şeklinde hareket edebilir.

Bir miktar planlama faydalıdır.

Ancak hayatımızdaki her ihtimali önceden hesaplamamız mümkün değildir.

Başka insanların davranışları, beklenmedik olaylar veya gelecekte karşılaşacağımız durumların önemli bir bölümü tamamen kontrolümüzde değildir.

Kontrolümüzde olmayan şeyleri zihnimizde çözmeye çalıştığımızda ise düşünme süreci uzayabilir.

Geçmiş Konuşmaları Tekrar Tekrar Düşünmek


Fazla düşünmek yalnızca gelecekle ilgili değildir.

Bazen geçmişte yaşadığımız bir konuşmayı zihnimizde tekrar oynatabiliriz.

“Bunu söylemeseydim keşke.”

“Acaba yanlış mı anladı?”

“Şöyle cevap verseydim daha iyi olurdu.”

Bu düşünceler geçmişte yaşanan olayı anlamlandırmamıza zaman zaman yardımcı olabilir.

Ancak olay artık değiştirilemeyecek olmasına rağmen aynı konuşmayı tekrar tekrar değerlendirmek yeni bir sonuca ulaştırmayabilir.

Kişi geçmişi değiştiremeyeceğini bilmesine rağmen zihinsel olarak farklı senaryolar üretmeye devam edebilir.

Her Şeyi Kafaya Takmak Neden Yorucudur?


Her şeyi kafaya takmak, dışarıdan görünmese bile önemli miktarda zihinsel enerji gerektirebilir.

Kişi günlük işlerini yaparken aynı zamanda zihninin arka planında başka bir konuyu düşünmeye devam edebilir.

Bir arkadaşımızla konuşurken dün yaşadığımız olayı, çalışırken gelecekte yapacağımız bir görüşmeyi veya dinlenirken ertesi günün sorumluluklarını düşünebiliriz.

Bedenimiz bir yerdeyken zihnimiz sürekli başka bir konu üzerinde çalışıyor olabilir.

Bu nedenle gün sonunda:

“Bugün çok fazla bir şey yapmadım ama çok yoruldum.”

hissi ortaya çıkabilir.

Aşırı Düşünmek ve Kaygı


Kaygı çoğunlukla gelecekte yaşanabilecek olumsuz ihtimallerle ilişkilidir.

Bu nedenle kaygı arttığında zihnin farklı senaryolar üretmesi de artabilir.

“Ya kötü bir şey olursa?”

sorusu başka sorular doğurabilir.

“Peki o zaman ne yaparım?”

“Ya bununla başa çıkamazsam?”

“Ya işler daha kötü olursa?”

Böylece başlangıçta tek bir konu hakkında başlayan düşünme süreci giderek genişleyebilir.

Burada önemli bir ayrım vardır: Bir ihtimalin zihnimizden geçmesi, o ihtimalin gerçekleşeceği anlamına gelmez.

Neden En Kötü Senaryoyu Düşünürüz?


İnsan zihni olası tehlikeleri fark etmeye yatkındır.

Bu özellik günlük yaşamda bizi risklere karşı hazırlayabilir.

Ancak bazen düşük olasılıklı bir durum zihnimizde çok daha büyük bir tehlike gibi algılanabilir.

Örneğin bir arkadaşımız mesajımıza birkaç saat cevap vermediğinde:

“Muhtemelen meşgul.”

düşüncesinin yanında:

“Bana mı kızdı?”

“Yanlış bir şey mi yaptım?”

“Artık benimle konuşmak istemiyor mu?”

gibi ihtimaller de ortaya çıkabilir.

Bu ihtimaller üzerinde uzun süre durmak, onların daha gerçekçi olduğu anlamına gelmez.

Fazla Düşünmek Karar Vermeyi Zorlaştırabilir mi?


İlk bakışta daha fazla düşünmenin daha iyi karar vermemizi sağlaması beklenebilir.

Fakat her zaman böyle olmayabilir.

Bir kararın bütün avantajlarını, dezavantajlarını ve olası sonuçlarını tekrar tekrar değerlendirmek bir noktadan sonra yeni bilgi sağlamamaya başlayabilir.

“Ya yanlış seçim yaparsam?”

düşüncesi güçlendikçe kişi karar vermeyi erteleyebilir.

Özellikle mükemmel kararın verilmesi gerektiğine inanıldığında seçeneklerden birini seçmek daha da zorlaşabilir.

Çünkü çoğu kararda gelecekte ne olacağını yüzde yüz bilmek mümkün değildir.

Gece Zihin Neden Daha Fazla Çalışıyor Gibi Gelir?


Gündüz çevremizde dikkatimizi yönelttiğimiz pek çok şey bulunur.

İş, okul, telefon, insanlar ve günlük sorumluluklar zihnimizi meşgul eder.

Gece olduğunda ise çevresel uyaranlar azalır.

Yatağa girdiğimizde gün içerisinde arka planda kalan düşünceler daha görünür hale gelebilir.

“Yarın bunu yapmam gerekiyor.”

“Bugün söylediğim şeyi neden söyledim?”

“Gelecekte ne olacak?”

Bir düşünce diğerini takip ettiğinde kişi uyumak isterken zihninin durmadığını hissedebilir.

Bu nedenle zihnin susmaması özellikle gece saatlerinde daha belirgin hissedilebilir.

Düşünmemeye Çalışmak İşe Yarar mı?


Rahatsız edici bir düşünce geldiğinde ilk tepkimiz:

“Bunu düşünmemeliyim.”

olabilir.

Ancak düşünceyi zorla uzaklaştırmaya çalışmak bazen dikkatimizi tam olarak o düşünceye yöneltmemize neden olabilir.

Kendinize birkaç saniye boyunca:

“Beyaz bir ayı düşünme.”

dediğinizi düşünün.

Muhtemelen zihninizde ilk beliren şey beyaz bir ayı olacaktır.

Bu nedenle amaç zihnimizden geçen bütün düşünceleri kontrol etmek veya tamamen ortadan kaldırmak değildir.

Düşüncenin varlığı ile ona uzun süre odaklanmak aynı şey değildir.

Fazla Düşündüğümüzü Nasıl Fark Edebiliriz?


Herhangi bir konu üzerinde uzun süre düşündüğünüzü fark ettiğinizde kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:

“Bu düşünme süreci beni bir çözüme yaklaştırıyor mu?”

Bunun yanında şu sorular da düşünülebilir:

“Şu anda yeni bir bilgi mi üretiyorum, yoksa aynı şeyleri mi tekrar ediyorum?”

“Düşündüğüm konu şu anda benim kontrolümde mi?”

“Bir gerçek üzerinde mi düşünüyorum, yoksa gerçekleşmemiş bir ihtimal üzerinde mi?”

“Bu konuda şu anda yapabileceğim somut bir şey var mı?”

“Biraz daha düşünmek gerçekten kararımı değiştirecek mi?”

Bu sorular düşüncelerin hemen ortadan kalkmasını sağlamaz. Ancak düşünmenin ne zaman problem çözmekten uzaklaşıp tekrara dönüştüğünü fark etmeye yardımcı olabilir.

Her Düşünce Gerçek Değildir


Zihnimiz gün boyunca çok sayıda düşünce üretir.

Bunların bazıları gerçekçi olabilirken bazıları korkularımızdan, beklentilerimizden veya o anki duygularımızdan etkilenebilir.

“Başarısız olacağım.”

diye düşünmek mutlaka başarısız olacağımız anlamına gelmez.

“Herkes beni yargılıyor.”

düşüncesi herkesin gerçekten bizi yargıladığını göstermez.

Bu nedenle bir düşüncenin zihnimizde bulunması ile onun gerçeği temsil etmesi arasında ayrım yapmak önemlidir.

Samsun'da Psikolog Arayışı


Aşırı düşünmek, kaygı, belirsizlikle başa çıkmakta zorlanmak ve zihnin sürekli aynı konulara dönmesi günlük yaşamın farklı dönemlerinde görülebilir.

Samsun psikolog araması yapan kişiler; aşırı düşünme, kaygı, stres, özgüven ve kişilerarası ilişkiler gibi psikolojik konular hakkında bilgi edinmek isteyebilir.

Psikolog seçerken mesleki eğitim, yetkinlik, çalışma alanları ve etik ilkelere yaklaşım gibi unsurların değerlendirilmesi önemlidir.

Atakum'da Psikolog Arayışı


Benzer şekilde Atakum psikolog araması yapan kişiler için yalnızca konum değil, psikoloğun mesleki yeterliliği ve çalışma alanlarının kişinin ele almak istediği konularla uyumu da dikkate alınabilir.

Sürekli düşünmenin nedenleri ve kişinin yaşamındaki etkileri herkeste aynı değildir. Bu nedenle internette yer alan genel psikolojik bilgiler kişiye özel bir değerlendirme veya tanı yerine geçmez.

Sonuç


Peki, neden fazla düşünüyoruz?

Bazen belirsizliği azaltmaya, bazen geleceği kontrol etmeye, bazen de geçmişte yaşanan bir olaya farklı bir cevap bulmaya çalışıyoruz.

Ancak daha fazla düşünmek her zaman daha fazla çözüm anlamına gelmez.

Zihnimiz aynı konuya tekrar tekrar dönüyorsa belki de sorulması gereken soru:

“Bunu daha ne kadar düşünmeliyim?”

değil,

“Bu düşünme süreci bana yeni bir şey sağlıyor mu?”

olabilir.

Düşüncelerimizi tamamen durdurmak mümkün olmayabilir. Ancak hangi düşüncelerin bize yardımcı olduğunu ve hangilerinin bizi sürekli aynı noktaya getirdiğini fark etmek, kendi zihinsel süreçlerimizi daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir.

Bu içerik psikolojik konular hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişiye özel psikolojik değerlendirme veya tanı niteliği taşımaz.

Bu içerikle ilgili destek alanları

Yorumlar

Henüz onaylanmış yorum yok.

Google ile giriş yapanlar yorum yapabilir.

Google ile Giriş Yap