Tüm Blog Yazıları

PSİKOLOJİ YAZILARI

3 dk okuma

Kendini Yetersiz Hissetmek Neden Olur? | Samsun Atakum Psikolog

Kendini yetersiz hissetmek neden olur? Yetersizlik hissinin, kıyaslamanın ve yüksek beklentilerin düşüncelerimiz üzerindeki etkilerini keşfedin.

Kendini Yetersiz Hissetmek Neden Olur? | Samsun Atakum Psikolog

Kendini Yetersiz Hissetmek: Neden Olur?


“Ne yaparsam yapayım yeterli değil.”

“Herkes benden daha başarılı.”

“Daha iyisini yapmalıydım.”

“Ben neden onlar gibi olamıyorum?”

Zaman zaman kendimizle ilgili bu tür düşüncelere kapılabiliriz. Başarılı olduğumuz bir durumda bile yaptığımız şey bize yeterli gelmeyebilir veya kendimizi çevremizdeki insanlarla karşılaştırarak eksik olduğumuzu düşünebiliriz.

Kendini yetersiz hissetmek, kişinin gerçekten yetersiz olduğu anlamına gelmez. Bazen kişinin kendisini değerlendirme biçimi, kendi başarılarına yüklediği anlam ve kendisinden beklentileri bu duygunun ortaya çıkmasında etkili olabilir.

Peki, neden bazı dönemlerde ne yaparsak yapalım yeterli olmadığımızı hissederiz?


Yetersizlik Hissi Neden Ortaya Çıkar?


Yetersizlik hissini tek bir nedene bağlamak doğru değildir.

Geçmiş deneyimlerimiz, çevremizden aldığımız geri bildirimler, kendimizden beklentilerimiz ve başkalarıyla yaptığımız karşılaştırmalar kendimizi nasıl değerlendirdiğimizi etkileyebilir.

Bir kişi için başarı olarak görülen bir durum, başka biri için “daha iyisini yapmalıydım” düşüncesine dönüşebilir.

Burada yaşanan olay kadar, kişinin o olayı nasıl yorumladığı da önemlidir.


Kendimizi Başkalarıyla Kıyaslamak


İnsanların zaman zaman kendilerini başkalarıyla karşılaştırmaları oldukça doğaldır.

Ancak kendini başkalarıyla kıyaslamak sürekli hale geldiğinde kişi kendi gelişiminden çok diğer insanların nerede olduğuna odaklanmaya başlayabilir.

Özellikle sosyal medyada insanların başarılarını, mutlu anlarını, ilişkilerini veya yaşam tarzlarını görmek bu karşılaştırmaları artırabilir.

Burada gözden kaçırdığımız önemli bir nokta vardır:

Biz kendi hayatımızın bütününü biliyoruz fakat başkalarının çoğunlukla bize gösterdiği kısmını görüyoruz.

Kendi başarısızlıklarımızı, endişelerimizi ve eksikliklerimizi bildiğimiz halde başka bir insanın yalnızca başarılı olduğu anlarla kendimizi karşılaştırmak adil olmayan bir değerlendirmeye dönüşebilir.


Yüksek Beklentiler ve Mükemmel Olma Çabası


Bazen sorun başarısız olmak değil, başarı için belirlediğimiz ölçütün ulaşılması oldukça zor bir noktada olmasıdır.

Kişi kendisine şu tür kurallar koyabilir:

“Her zaman başarılı olmalıyım.”

“Hata yapmamalıyım.”

“Bir şeyi yapıyorsam en iyisini yapmalıyım.”

“Herkes benden memnun olmalı.”

Bu beklentiler karşılanmadığında kişi yalnızca yaptığı işi başarısız olarak değerlendirmekle kalmayıp bunu kendisine de genelleyebilir:

“Bunu iyi yapamadım” düşüncesi zamanla “Ben yeterince iyi değilim” düşüncesine dönüşebilir.

Oysa bir konuda başarısız olmak ile başarısız bir insan olmak aynı şey değildir.


Geçmişte Duyduğumuz Sözler Bizi Etkiler mi?


Çocukluk ve gençlik döneminde çevremizden aldığımız geri bildirimler kendimizi değerlendirme biçimimizi etkileyebilir.

Sürekli başkalarıyla karşılaştırılmak, yalnızca başarı gösterildiğinde takdir edilmek veya yapılan hataların yoğun biçimde eleştirilmesi bazı kişilerde kendisine yönelik yüksek beklentilerin oluşmasına katkıda bulunabilir.

Örneğin sık sık:

“Bak, arkadaşın senden daha yüksek not aldı.”

“Bunu daha iyi yapabilirdin.”

“Bu kadar mı yapabildin?”

gibi ifadelerle karşılaşan biri, ilerleyen dönemlerde başarılarını yeterli görmekte zorlanabilir.

Ancak geçmişte belirli deneyimler yaşamış olmak, herkesin aynı şekilde hissedeceği anlamına gelmez. İnsanların yaşadıkları olaylara yüklediği anlam ve bu deneyimlerden nasıl etkilendikleri birbirinden farklıdır.


Başarılarımızı Neden Küçümseriz?


Yetersizlik hissi yaşayan bazı kişiler başarısızlıklarını kolayca fark ederken başarılarını göz ardı edebilir.

Bir sınavdan yüksek not aldığında:

“Sınav zaten kolaydı.”

İşinde başarılı olduğunda:

“Şanslıydım.”

Birinden güzel bir geri bildirim aldığında:

“Nezaketen söylüyor.”

diye düşünebilir.

Böyle olduğunda başarılar kişinin kendisiyle ilgili değerlendirmesine yeterince dahil edilmezken hatalar çok daha önemli hale gelebilir.

Sonuç olarak kişi birçok şeyi başarmış olmasına rağmen hâlâ “kendimi yetersiz hissediyorum” diyebilir.


Yetersizlik Hissi ve Özgüven


Özgüven, kişinin her konuda başarılı olduğuna inanması anlamına gelmez.

Kendimize güvenmek; hata yapabileceğimizi, bazı konularda iyi olmayabileceğimizi ve zaman zaman başarısız olabileceğimizi kabul edebilmekle de ilişkilidir.

Hiç kimse hayatının her alanında aynı ölçüde başarılı değildir.

Bir insan iş yaşamında kendisine oldukça güvenirken sosyal ilişkilerinde daha çekingen olabilir. Başka biri akademik konularda kendisini yeterli hissederken fiziksel görünümü konusunda kendisini sık sık eleştirebilir.

Bu nedenle yetersizlik hissini değerlendirirken:

“Ben yetersiz miyim?”

yerine:

“Ben kendimi hangi durumlarda yetersiz hissediyorum?”

sorusu daha açıklayıcı olabilir.


Kendimize Karşı Neden Daha Sertiz?


Bazen başkasına göstermeyeceğimiz sertliği kendimize gösterebiliriz.

Yakın bir arkadaşımız hata yaptığında:

“Herkes hata yapabilir.”

diyebilirken aynı hatayı kendimiz yaptığımızda:

“Bunu nasıl yaparsın?”

“Yine beceremedin.”

gibi çok daha eleştirel ifadeler kullanabiliriz.

Bu noktada kendimize şu soruyu sormak faydalı olabilir:

“Aynı durumda yakın bir arkadaşım olsaydı ona da bunları söyler miydim?”

Cevabımız hayırsa, kendimizi değerlendirirken kullandığımız ölçütün ne kadar gerçekçi olduğunu yeniden düşünmek gerekebilir.


Yetersizlik Hissi Günlük Hayatı Nasıl Etkileyebilir?


Kendini yetersiz hissetmek yalnızca kişinin kendisi hakkında olumsuz düşünmesiyle sınırlı kalmayabilir.

Bazen kişi başarısız olacağını düşündüğü için yeni şeyler denemekten kaçınabilir.

Bir işe başvurmadan önce:

“Zaten beni seçmezler.”

Yeni insanlarla tanışırken:

“Beni ilginç bulmazlar.”

Bir hedef belirlerken:

“Ben bunu yapamam.”

diye düşünebilir.

Böyle durumlarda kişi başarısızlık yaşamamak için hiç denememeyi tercih edebilir. Ancak denemediğinde kendi düşüncesini değiştirebilecek yeni deneyimler edinme fırsatını da kaçırabilir.


Kendimizi Değerlendirirken Neler Sorabiliriz?


Yetersizlik hissi ortaya çıktığında bu duyguyu hemen ortadan kaldırmaya çalışmak yerine arkasındaki düşünceleri fark etmek önemli olabilir.

Kendinize şu soruları sorabilirsiniz:

“Şu anda kendimi neden yetersiz hissediyorum?”

“Kendimi kiminle veya neyle karşılaştırıyorum?”

“Kendimden beklediğim şey gerçekçi mi?”

“Başardığım şeyleri de değerlendirmeye katıyor muyum?”

“Bir hata yaptığım için mi kendimi tamamen başarısız görüyorum?”

“Başka biri aynı durumda olsaydı onu nasıl değerlendirirdim?”

Bu sorular kişinin kendisi hakkındaki düşüncelerine farklı bir açıdan bakmasına yardımcı olabilir.


Yeterli Olmak Ne Demektir?


Belki de üzerinde durulması gereken en önemli sorulardan biri budur:

Ne zaman yeterli olacağız?

Daha başarılı olduğumuzda mı?

Daha fazla para kazandığımızda mı?

Daha iyi göründüğümüzde mi?

Başkalarının beklentilerini tamamen karşıladığımızda mı?

Eğer “yeterli olmak” için belirlediğimiz ölçüt sürekli değişiyorsa ulaştığımız her hedefin ardından yeni bir eksiklik bulabiliriz.

Kendimizi geliştirmek istemek ile değerimizi yalnızca başarılarımız üzerinden belirlemek birbirinden farklıdır.

İnsanların hata yapabilmesi, bazı konularda başarısız olması veya başkalarından daha geride olması kişisel değerlerinin daha düşük olduğu anlamına gelmez.


Samsun'da Psikolog Arayışı


Kendini yetersiz hissetmek, özgüven, başarısızlık korkusu, kendini başkalarıyla kıyaslamak ve kişinin kendisine yönelik beklentileriyle ilişkili olabilen bir deneyimdir.

Samsun psikolog araması yapan kişiler; yetersizlik hissi, kaygı, özgüven, kişilerarası ilişkiler veya günlük yaşamda karşılaştıkları farklı psikolojik konular hakkında bilgi edinmek isteyebilir.

Psikolog seçerken mesleki eğitim, yetkinlik, çalışma alanları ve etik ilkelere yaklaşım gibi özelliklerin değerlendirilmesi önemlidir.


Atakum'da Psikolog Arayışı


Benzer şekilde Atakum psikolog araması yapan kişiler için de yalnızca konum değil, psikoloğun mesleki yeterliliği ve çalışma alanlarının kişinin ele almak istediği konularla uyumu dikkate alınabilir.

Her insanın kendisini yetersiz hissetmesine yol açan deneyimler ve düşünceler farklı olabilir. Bu nedenle internette yer alan genel açıklamalar kişiye özel bir değerlendirme yerine geçmez.


Sonuç


Zaman zaman kendimizi yetersiz hissetmemiz, gerçekten yetersiz olduğumuz anlamına gelmez.

Kendimizi kimlerle karşılaştırdığımız, başarı için hangi ölçütleri kullandığımız ve hatalarımıza nasıl yaklaştığımız kendimiz hakkındaki değerlendirmelerimizi etkileyebilir.

Belki de “Yeterince iyi miyim?” sorusundan önce sorulabilecek başka bir soru vardır:

“Kendimi değerlendirirken kendime ne kadar adil davranıyorum?”

Kendi başarılarımızı görebilmek kadar eksiklerimizi kabul edebilmek de kendimizi daha gerçekçi değerlendirebilmenin bir parçasıdır.

Bu içerik psikolojik konular hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişiye özel psikolojik değerlendirme veya tanı niteliği taşımaz.

Bu içerikle ilgili destek alanları

Yorumlar

Henüz onaylanmış yorum yok.

Google ile giriş yapanlar yorum yapabilir.

Google ile Giriş Yap